Chicco’yu Türkiye’de Her Yerde Ulaşılabilecek Bir Marka Haline Getirmek İstiyoruz

Chicco Türkiye Master Franchise’ı Muhittin Aslantürk ve Artsana Turkey Cfo’su Serdar Özbey, Chicco’nun mağazalaşma hedeflerini Klass’a anlattı…

Hem dünyaca ünlü markaların hem de dünya çapında kendine önemli bir yer edinmiş olan Türk markalarının mağazalarını açarak Türk perakende dünyasının önemli oyuncularından biri olan Muhittin Aslantürk, Yönetim Kurulu Başkanlığını üstlendiği Karizma Grup ile bir buçuk yıl önce yeni bir yatırıma start verdi. Dünyaca ünlü İtalyan markası olan Chicco’nun Türkiye’deki Master Franchise’ı olan Aslantürk, Chicco ile yoluna hızlı ve emin adımlarla ilerliyor. Şu an beş adet Chicco mağazasına sahip olan genç ve başarılı işadamı 2018 yılı sonuna dek 30 mağaza hedefliyor. Karizma Grup Yönetim Kurulu Başkanı Muhittin Aslantürk, Chicco’nun Türkiye distribütörü olan Artsana Turkey CFO’su Serdar Özbey ile birlikte bir araya gelme hikayelerini ve Chicco’nun mağazacılıktaki hedeflerini Klass okurları için anlattı. 

MUHİTTİN ASLANTÜRK

“Chicco ile yola çıkarken önce markanın üretim yerlerini ziyaret ettim. Markanın Milano’daki üretim yerinde gördüklerim hayret vericiydi. Tüm kullanılan malzemeleri, kimyasal testlerinin yapıldığı yerleri çocuğu için en iyisini isteyen bir baba olarak yakından gördüm.”

SERDAR ÖZBEY

“Türkiye Chicco markası için önemli bir pazar. Çünkü Türkiye’de yılda bir milyon üçyüzbin çocuk doğuyor. Birçok Avrupa ülkesinin toplamından daha çok çocuk dünyaya geliyor. Bu yüzden de marka olarak her yönden gelişmeye çalışıyoruz.”

Muhittin Bey, kurucusu olduğunuz Karizma Group dünyaca ünlü markaların Türkiye’deki mağaza yatırımlarını yapıyor. Son olarak da İtalyan çocuk giyim markası Chicco ile önemli bir yola çıktınız. Öncelikle Chicco markasıyla yollarınız nasıl kesişti?

Muhittin Aslantürk: Karizma Grup bünyesinde kaliteli, çocuklu ailelerin ihtiyacına A’dan Z’ye hitap eden bir markanın yer almasını çok arzu ediyordum. Dünya da bu konuda çok az marka Chicco’nun ürün yelpazesine sahip. Çocuk kıyafeti, mama sandalyesi, çocuk arabası, çocuk araç koltuğu, emzik, şampuan ve kreme kadar tüm çocuk araç gereçlerinin bulunduğu konsept bir mağaza anlayışımıza Chicco tek bir marka adı altında cevap verebiliyordu. Bu sebepten yolumuza  Chicco ile yürümeye karar verdik.   

Çocuk ürünü satmak büyük özen ister. Markayı sizin gözünüzde farklı kılan en önemli özelliği nedir?

M. A. : Chicco’nun vücut ürünleri özellikle bebek kremleri ve şampuanları kimyasal testlerden geçiyor. Kesinlikle vücuda zarar vermeyen herhangi bir kimyasal içermeyen doğal ürünlerle yapılıyor. Kullanılan boyalardan tüm ipliğe kadar malzemelerin tamamı doğal, sağlık açısından çok güvenilir ve herhangi bir şüphe duymadan ailelerin çocuklarına giydirebileceği bir dünya markası. Chicco üretiminin büyük bir bölümünü İtalya’da yapan üretici bir firma. Ayrıca kaliteden de asla taviz vermiyor.

Daha önce çocukta lüks markaları tercih ederek dünyaca ünlü perakende çocuk mağazalarını Türkiye’de açtınız. Birçok farklı kesime yönelik bir marka seçme sebebiniz nedir?

M. A. :  Armani Junior ile çocuk giyiminde mağaza yatırımlarımız mevcuttu. Ama her zaman çocuğun yediği helal giydiği haram sözünden ileriye giderek her bütçeye hitap edecek bir marka araştırması yapıyorduk. Burada da Chicco’nun doğru bir marka olduğunu ve çok farklı üretim yelpazesinin olduğunu gördük ve yatırımlarımızı Chicco üzerine kurduk.

Chicco ile kaç mağaza açmayı düşünüyorsunuz ve nasıl bir ciro hedefiniz var?  

M. A. : 2017 yılı sonu 10 mağaza, 2018 yılı sonunda da 20 mağaza olmayı hedefliyoruz. 2018 yılı sonu mono mağazacılıkta ciro hedefimiz ise 30 milyon TL.

“HER ŞEY CHICCO’NUN KURULUŞU GİBİ BİR EMZİKLE BAŞLADI”

Serdar Bey, Muhittin Bey ile çalışmaya nasıl karar verdiniz? Neler etkili oldu sizin için?

Serdar Özbey: Muhittin Bey ile yeni çalışmaya başladık. Yollarımız geçen yıl kesişti ve iyi ki de kesişti. Kendisi sağlıklı biçimde büyüyen bir organizasyona sahip.

M. A.: Aslında çocuğum Tuğra’ya emzik almak için Maltepe Chicco mağazasına gittim ve mağazayı çok beğendim, aldığımız emzik de çok iyiydi. “Bayilik veriyor musunuz?” dedim. “Veriyoruz” deyince telefon numaralarını aldım ve merkezi aradım. Böyle bir başlangıç yaptık. Chicco’nun kuruluşu gibi bizimde bu markayla yola çıkış hikayemiz bir emzikle başladı. İtalya’da sanayici bir işadamı olan Chicco’nun kurucusu çocuğu ağladığı için bir emzik yapıyor, daha sonra Chicco markasını yaratıyor ve günümüze dev bir marka olarak ulaşıyor.

Peki, Chicco’nun Türkiye’de büyümesi nasıl olacak?

M.A.: Chicco ile beraber Türkiye’nin iyi giden ekonomisiyle birlikte hep beraber büyüyeceğiz inşallah.

S. Ö.:  Muhittin Bey’in şimdiye kadar yaptığı çalışmalar ortada, mağazacılık ve perakende dünyasında ciddi bir başarıya sahip. Birlikte büyüyeceğimize inanarak bu yola çıktık ve bir buçuk yıl içinde beş mağaza açtık. Şimdilik nihai hedefimiz ise birlikte 30 mağaza açmak.

Peki siz Chicco olarak totalde Türkiye’de kaç mağaza olmayı hedefliyorsunuz?

S. Ö.:  Mağazacılık bizim satış kanallarımızın bir bölümünü oluşturuyor. Bizim bir diğer satış kanalımız ise toptan satış. Baby shop dediğimiz karma mağazalara da ürün satıyoruz. Bütün Anadolu’ya ve yurt çapına yayılan bölge distribütörlerimiz bulunuyor. Toptan tarafta büyürken mağazacılık yönümüzün de hız kazanmasını istiyoruz. Bu konuda Muhittin Bey ile devam eden ciddi planlarımız var.

M. A.: Serdar Bey’in de bahsettiği gibi Chicco’nun Türkiye’deki yolculuğu başarıyla ilerliyor ve markanın Türkiye Distribütörü olan Artsana Grup toptan satış konusunda ciddi bir altyapıya sahip. Marka yıllardır Türkiye’de, her ebeveynin ve her çocuğun bu markayla ilgili bir anısı mutlaka var. Biz ise mağazalaşma yönünde hareket ederek Chicco’yu insanların her yerde ulaşabilecekleri bir marka haline getirmek istiyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında açacağımız mağaza lokasyonlarını belirlerken herkesin erişebileceği noktaları seçmeye özen gösteriyoruz.

“KARİZMA GROUP OLARAK CHICCO’NUN ÜLKEMİZDE HEM İSİM OLARAK HEM DE FİZİKSEL OLARAK DAHA DA YAYGINLAŞMASI İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ”

Chicco bebeklere hitap eden bir marka olarak çok yönlü ve birçok satış kanalına sahip bir marka. Peki, siz Karizma Group olarak bu markaya nasıl bir katma değer sağlayacaksınız?

M.A.: Chicco yıllardır Türkiye’de olan bir marka. Ama bulunduğu konum açısından daha iyi bir noktada olabileceğini düşünüyoruz. Çünkü Avrupa’da bakıldığında Chicco çok yaygın. Üretimin her bir noktasında çocuk sağlığı başrol olarak alınmış ve inanın ülkemizde çok daha iyi yerlerde olmaya layık bir marka. Dolayısıyla Karizma Group olarak Chicco’nun ülkemizde hem isim olarak hem de fiziksel olarak daha da yaygınlaşması için elimizden geleni yapacağız.

Serdar Bey, Chicco markasının bu kadar büyük bir marka haline gelmesinin başlıca nedeni nedir?

S.Ö.: Chicco’nun her bir ürünü geniş araştırmalar sonrasında üretilmiş ve sağlığa zararlı hiçbir madde içermiyorÜrünlerin hepsi standartların üstünde üretiliyor. Kanserojen bir madde kesinlikle içermiyor. Bu yüzden ebeveynler büyük bir rahatlıkla bebekleri için emzik, biberon, tekstil ürünleri gibi ihtiyaçlarını Chicco’dan gideriyorlar. Chicco varlığını güven unsuru üzerine inşa etmiş bir marka. 1958 yılında kurulmuş ve o yıllardan bu günlere kadar güven sunmuş, güven almış.

M.A.: Chicco ile yola çıkarken önce markanın üretim yerlerini ziyaret ettim. Markanın Milano’daki üretim yerinde gördüklerim hayret vericiydi. Tüm kullanılan malzemeleri, kimyasal testlerinin yapıldığı yerleri ve hiçbir şekilde kuşkuya yer olmadığını çocuğu için en iyisini isteyen bir baba olarak yakından gördüm. Tamamıyla taviz verilmeden her şey dört dörtlük üretiliyor. Üzerinde ki iplikten boyasına, düğmesine varıncaya kadar her şey dört dörtlük üretiliyor. Özellikle müşterinin kullandığı ürünlerde herhangi bir sıkıntı olduğu zaman hiç tereddütsüz hemen değiştiriliyor. Ve böyle bir sıkıntı da çok fazla olmuyor, çünkü ürün yapılırken baştan kaliteli üretiliyor.

“CHICCO’YU YÜKSEK BİR GÜVENLE SUNUYORUZ VE SATTIĞIMIZ HER BİR ÜRÜNÜN DE ARKASINDA DURUYORUZ”

Öyleyse böylesi özelliklere sahip bir markayı satmak pek de zor olmasa gerek?

M.A.: Chicco bizim marka anlayışımızla birebir örtüşüyor. Üretim kalitesiyle, ortaya koyduğu ürünleriyle kusursuz bir marka. Bizde mağazalarımızda yüksek bir güvenle sunuyoruz ve sattığımız her bir ürünün de arkasında duruyoruz.

Üründe sıkıntı yaşanırsa değişim yapıyorsunuz değil mi?

M.A.: Hiç sıkıntı olmadan değiştirmeye çalışıyoruz ama ürünümüzde zaten sıkıntı olmuyor.

Chicco dünyanın kaç ülkesinde satılıyor? Türkiye’nin bu ülkeler arasındaki yeri nedir?

S.Ö.: Chicco markası ürünlerini dünyanın her yerinde bulabilirsiniz. Yani ya distribütör kanalıyla ya da kendi yatırımıyla dünyanın hemen hemen her ülkesinde olan bir marka.

Türkiye Chicco markası için önemli bir pazar. Çünkü Türkiye’de yılda bir milyon üçyüzbin çocuk doğuyor. Birçok Avrupa ülkesinin toplamından daha çok çocuk dünyaya geliyor. Bu yüzden de marka olarak her yönden gelişmeye çalışıyoruz. Ayrıca, çocukların gelecekte doğum günlerini kutlayabilecekleri “Chicco Çocuk Dünyası” adı altında giriş çıkışının çok rahat olduğu bir mağaza konsepti kurmayı hedefliyoruz. Bu İtalya’daki Chicco Villiage’in bir benzeri gibi olabilir.

Bu konseptin özelliklerini biraz daha açabilir misiniz?

M.A.: İçerisinde çocuklara ait restoran, oyun alanları, doğum günü kutlama alanları var. Tamamıyla çocuk dünyası üzerine kurgulanan bir konsepte sahip olacak. Aynı zamanda alışverişte yapılabilecek.  

İtalya’daki Chicco Villiage nasıl bir konsepte sahip?

S.Ö.: İtalya’nın merkezine yürüme mesafesinde kurulmuş devasa bir merkez. Çocukların tüm gün vakit geçirebileceği, oyun oynayıp yemek yiyebileceği, doğum günlerini kutlayabileceği, ayrıca ebeveynlerin çocuklarını rahatlıkla bırakıp alışveriş yaptıkları bir ortam. İnanın böyle bir yere Türkiye’de çok ihtiyaç var.   

http://www.klassmagazin.com/chiccoyu-turkiyede-her-yerde-ulasilabilecek-bir-marka-haline-getirmek-istiyoruz

en_USEnglish
tr_TRTurkish en_USEnglish